Bize Ulaşın

Ülkemiz sinemasına hizmet etmiş yüzlerce sinemacı bulmak zor olmaz heralde. Bu yüzlerce sinemacı içerisinde en iyilerini sizler için seçtik. Türkiye filmcilik sektöründe herkesin aklında onlarca isim vardır. Her geçen gün gelişen sinema dünyamızda herkesin favori filmi,yönetmeni yada oyucusu eminiz vardır.Ekibimizin listesinde sinema eleştirmenleri,sinema oyuncuları,sinema yönetmenleri ve senaristlere de yer verdik.


 

1-Yılmaz Güney

Yılmaz Güney (Yılmaz Pütün, 1 Nisan 1937; Yenice, Karataş, Adana – 9 Eylül 1984, Paris), Zaza ve Kürt asıllıdır. Türk sinema oyuncusu, yönetmen, senarist ve yazardır. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.

Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan’ın Karasevdası’nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkûm olur.

İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir “Anadolu çocuğunun” otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad’ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu’dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.

yılmaz güney


 

2-Metin Erksan

Pertevniyal Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü bitirdi. 1947’den başlayarak çeşitli dergi ve gazetelerde sinema yazıları yazdı. Üniversite yıllarında sinemayla ilgilenen Erksan, 1950’de Atlas Film için Yusuf Ziya Ortaç’ınBinnaz adlı filmini senaryolaştırarak sinemaya adımını attı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden 1952’de mezun olan Erksan, aynı yıl Dünya gazetesinde film eleştirileri yazdı. 1952’de senaryosunu Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı Karanlık Dünya, Aşık Veysel’in Hayatı-Karanlık Dünya, ilk filmi oldu. Dünya Havacıları Türkiye’de (1958), Büyük Menderes Vadisi (1959) adlı iki belgesel film yaptı.

Edebiyat uyarlamalarına yönelerek kırsal kesim insanlarının sorunlarını işlediği filmlerle başarı kazandı. Susuz Yaz, 1964 Berlin Film Şenliği’nde Altın Ayı Büyük Ödülü’nü, Yılanların Öcü (1962), 1966 Kartaca Film Şenliğinde birincilik kazandı. Kuyu filmi (1968) 1.Adana Film Şenliği’nde birinci oldu. Halit Refiğ ile birlikte Ulusal Sinema anlayışının temsilcisi oldu.

1970 yılından sonra ticari filmler yönetti. 1974-1975’te TV için çağdaş beş Türk öyküsünü (Sabahattin Ali’nin “Hanende Melek”, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Geçmiş Zaman Elbiseleri”, Samet Ağaoğlu’nun “Bir İntihar”, Sait Faik Abasıyanık’ın “Müthiş Bir Tren” ve Kenan Hulusi Koray’ın “Sazlık”) kısa metrajlı filmler durumuna getirdi. Metin Erksan, 4 Ağustos 2012 tarihinde 83 yaşında vefat etti.

metin erksan


 

3-Ertem Eğilmez

İlk ve orta öğrenimini Konya’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra dükkân açıp bakkallık yaptı. Askerlik sonrasında, 1954’te Refik Erduran ile birlikte Çağlayan Yayınevi’ni kurdu. Aynı yıl gene Erduran ve Haldun Sel’le birlikte, birçok karikatüristin yetiştiği Tef adlı mizah dergisini çıkarmaya başladı. Yayın dünyasında çıkardığı cep kitapları ile bir devrim yaptı. Kemal Tahir’e, Mayk Hammer takma adıyla polisiye romanları yazdırdı. Cep kitapları işinde batınca Türkiye’nin ilk langırtmakinelerini getirtti[1].

1961 yılında Efe ve 1964 yılında Arzu Film şirketini kurarak sinemacılığa başladı. 1961’de Yaman Gazeteci filmiyle yapımcılığa, 1964’te de Fatoş’un Fendi Tayfur’u Yendi ile yönetmenliğe adım attı. Bir Millet Uyanıyor’la 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi tarihsel film ödülünü kazandı.

Her türü denediyse de, çoğunlukla kolay izlenen ve geniş izleyici kitlesinin ilgisini çeken güldürüler yönetti. 1960’lı yıllardaki popüler aşk filmlerinin ardından, 1970’li yıllarda sevgi, dostluk ve güncel olayları güldürü öğesiyle kaynaştırdığı duygusal güldürülere yöneldi. Genellikle aynı oyuncu kadrosunu kullandığı ve ileride “Arzu Film Güldürüleri” diye adlandırılacak bu filmlerde zaman zaman toplumsal eleştiriye de yer veriyordu. Özellikle 1973’te çektiği Canım Kardeşim, insancıl tavrı, hüzünle güldürüyü kaynaştıran havası ve yer yer ulaştığı şiirsel anlatımıyla dikkati çeker.

Karakter oyuncularına başrol veren, Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, İlyas Salman, Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi güldürü oyuncularının sinemada başarı kazanmalarında payı olan Eğilmez, filmleştirilmesi oldukça güç sayılan Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı romanını 1975’te beyaz perdeye aktardı.Hababam Sınıfı’nın başarısı üzerine Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Uyanıyor, Hababam Sınıfı Tatilde ve son olarak da Hababam Sınıfı Güle Güle adlı dört devam filmi çekti.

1980-81 sezonunda Kanlı Nigar adlı müzikli oyunu sahneye koyan Eğilmez, bir süre uzak kaldığı sinemaya 1984’te Namuslu filmiyle geri döndü. 1980 yılında yaptığı Banker Bilove 1984 yılında yaptığı Namuslu filmleriyle, Türkiye’nin temel sorunlarını kendi mizahi bakış açısıyla ele aldı. Geniş ilgi gören Namuslu’yu, ticari açıdan başarısız olan Aşık Oldum(1986) ile gişede büyük bir başarı elde eden Arabesk (1988) izledi.

ertem egilmez


 

4-Burçak Evren

1947 yılında İstanbul’da doğan Burçak Evren, orta öğrenimini bu kentte tamamladıktan sonra bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu, daha sonra aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji ve Prehistorya Bölümü’nden mezun oldu.

Üniversiteye devam ederken 1969 yılında gazetecilik mesleğine de başladı. Dünya, Yeni İstanbul, Yeni Ortam, Politika, Vatan, Güneş, Hürriyet, Cumhuriyet, Milliyet ve Pazar Postası gibi gazetelerde ve Gelişim Yayınları’nda çeşitli kademelerde görev yaptı. Gazetecilik mesleğinin mutfağından yetişti. Sayfa sekreterliğinden sanat direktörlüğüne, sanat sayfası yöneticiliğinden, yazı işleri müdürlüğüne, yayın koordinatörlüğünden, genel yayın müdürlüğüne kadar her görevde bulundu, bu gazete ve dergilerin sinema yazılarını yazdı.

Yeni Fotoğraf, Gelişim Sinema, Country Homes, Tombak dergilerini çıkardı. Meydan Larousse, Oxford, Türkiye ve İstanbul ansiklopedileri başta olmak üzere otuza yakın ansiklopedinin sinema ve sanat maddelerini kaleme aldı, TURSAK, Sinema Yazarları, Ephemera gibi çeşitli derneklerin kurucuları arasında bulundu. Milliyet Grubu’nda dergi yöneticisi ve yazar olarak çalıştı.

Müjgan Taner’in yönettiği 2006 tarihli “Bossert: Karatepe’nin İzinde” adlı belgesel filmin senaryosunu da Burçak Evren yazmıştır. Ayrıca İsmail Sancak’ın yazıp yönettiği 2004 tarihli “Bir Filmin Hikayesi” adlı belgesel filme de danışman olarak katkıda bulunmuştur.

burçak evren


 

5-Ağah Özgüç

Agah Özgüç   (d. 1932 İstanbul)   Yazar, eleştirmen, gazeteci.

Haydarpaşa Lisesi’nden mezun olan Özgüç, 1950’li yıllarda Attila İlhan’ın etkisiyle birçok edebiyat dergisine şiir ve denemeler yazdı. Profesyonel gazeteciliğe geçişi 1961 yılında oldu. O yılların Artist, Sinema, Ses, Perde gibi magazin, sinema dergilerinde yazıları çıktı. Bir takım yazılarında ve bazı kitaplarında “Berna İlhan” takma adını kullandı. Türk basınında yer alan yayın organlarının hemen hemen tümünde yazıları yer aldı. Türk sinema tarihini aydınlatan binlerce belge, bilgi ve dokümanı arşivledi. 40 yıldan fazla süredir sadece yazarlıkla geçinmesine karşın, sarı basın kartını mesleğinin 40. yılında alabildi.İlk evliliğinden 2 oğlu ve 1 kızı bulunmaktadır.

Birçok kitap yazıp yayımlayan ve Sinema tarihine çok önemli katkılarda bulunan Özgüç, Mega Movie, Popüler Tarih ve Milliyet Sanat Dergisi’nde yazıyor ve kitap çalışmalarına devam ediyor.

agah özgüç

Eserleri

  • Cahide Sonku Peçete Kağıtlarındaki Anılar, 2007 (ISBN 9789756063491)
  • Türk Sinemasında Cinselliğin Tarihi, 2006
  • Bir Sinema Yazarının Günlüğünden Aykırı Notlar, 2006 (ISBN 975606319X)
  • Bütün Filmleriyle Yılmaz Güney, 2005
  • Türk Sinemasında Cinselliğin Tarihi, 2000 Parantez Yayınları (ISBN 9758441035)
  • 100 Filmde Başlangıcından Günümüze Türk Sineması (Ciltli), 1993 Bilgi Yayınevi
  • Türlerle Türk Sineması Dönemler – Modalar – Tiplemeler, 2005 Dünya Yayıncılık (ISBN 975304285X)
  • Bir Sinema Günlüğünden Aykırı Notlar, 1992
  • Bütün Filmleriyle Yılmaz Güney, 1990 Agora Kitaplığı (ISBN 9758829866)
  • Türk Film Yönetmenleri Sözlüğü, 1994 Afa Yayınları (ISBN 9754142963), 2003 Agora Kitaplığı (ISBN 9758829041)
  • Türkan Şoray, 2001 Açıkşehir Yayınları (ISBN 9759338300)
  • 80. Yılında Türk Sineması/Türkish Cinema At The 80th Anniversary 1914-1994, 1995 Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (ISBN 9751714389)
  • 1000 Karede Türk Sineması, 2006 Altın Portakal Kültür ve Sanat Yayınları (ISBN 9944566519)
  • Antalya film festivali’nin 40 yılı, 2003 Ank. Antalya Kültür Sanat Vakfı Kültür Yayınları
  • Türk Sinema Tarihi Birinci Cilt 1896 – 1959, 1990 Metis Yayınları (Yazan:Giovanni Scognamillo; Hazırlayan: Agah Özgüç)
  • Türk Sinemasının Kadınları, 2008 Agora Kitaplığı (ISBN 9786050060201)

 

6-Atilla Dorsay

Atilla Dorsay (d. 17 Mart 1939, İzmir) Türk sinema eleştirmeni, yazar, gazeteci, mimar.

1964 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Üniversitesi) Yüksek Mimarlık bölümünden mezun olan Dorsay, iki yıl sonra Cumhuriyet gazetesinde sinema üzerine yazmaya başladı ve sonra bunu asıl meslek olarak seçti. Cumhuriyet’te 27 yıl sürekli yazdıktan sonra Milliyet ve Yeni Yüzyıl’da yazdı. En son olarak Sabah’ta yazmaya başladı. 8 Nisan 2013 tarihinde yazdığı bir köşe yazısıyla da bu gazeteden ayrıldı.[1]

Sinema dışında yemek kültürü, şehircilik ve yaşam kültürü üzerine yazılar yazarak kitaplaştırdı. İKSV yürütme kurulu ve Siyad kurucu üyesi ve onursal başkanı olan Atilla Dorsay, aynı zamanda müzikle de ilgilenmektedir. 1985’ten bu yana TRT 2’de sinema üzerine programlar yapan Dorsay, ayrıca dokuz yıl boyunca (1995’e kadar) TRT Radyo 3’te müzik programları yaptı. Son olarak atv’de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı programda yer almaktadır.

Çeşitli festival ve yarışmalarda jüri üyeliği yapan yazar, FIRESCI (Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu)’nun Türkiye temsilcisidir. 1979’da çevrilen Vatandaş Rıza adlı bir de film senaryosu yazmış olup, sadece Yeşilçam değil, dünya sinemalarını da yakından izlemektedir. Bugüne kadar 45 kitap yazmıştır.

Sinema eleştirmenliğine başlayışını Can Dündar’la röportajında şöyle anlatır:

“Türk sineması da 60’ların sonlarında büyük bir atılım halindeydi. Lütfü Akad en güzel filmlerini yapıyordu. Yılmaz Güney olayı Seyit Han filmiyle patlak vermişti ve ben de büyük heyecan içindeydim. Ve 1970 yılı gelip çatıp Umut filmi bomba gibi patlayınca, gazete yöneticileriyle konuştum ve ben de Türk sineması hakkında yazmaya başladım. Ve Yılmaz Güney’in filmleriyle birlikte Türk sineması eleştirmenliğine de soyundum ve bu o zamandan beri aksamadan devam etti. Öyle ki, 70’li yıllarda yazdığını yazılar, biraz da ‘Umut’ filminden yola çıkarak “sinemamızın umut yılları” adıyla kitaplaştı.” 
atilla dorsay

 

7-Nuri Bilge Ceylan

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde iki yıl sinemaeğitimi gördü. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eğitimi sırasında üniversitenin fotoğrafçılık (BÜFOK), dağcılık ve mağaracılık kulüplerine katılarak, doğa etkinlikleri ile ilgilendi. 1980’lerde kimi portföyleri Gergedan gibi dönemin nitelikli kültür ve sanat dergilerinde yayınlanan Ceylan, yaptığı dört filmin de, yönetmenliğini, senaryo yazarlığını ve yapımcılığını üstlendi. Sinemaya Koza adlı kısa filmiyle adımını atan Ceylan bu filmiyle, Cannes Film Festivali’nin ilgili bölümüne katılma başarısını gösterdi. Ceylan 1997’de ilk uzun metrajlı filmi olan ve başta Berlin Film Festivali olarak pek çok dünya festivalinde gösterilen üç bölümlü, otobiyografik ve pastoralKasaba filmini, 1999 yılında da bir meta-film olan ve ilk iki filmdeki otobiyografik izleği sürdüren ve büyük başarı kazanan Mayıs Sıkıntısı’nı çekti. Film, Berlin Film Festivali’nin yarışmalı bölümünde gösterilmişti.

56. Cannes Film Festivali’nde yarışan ve favori filmler arasında gösterilen Nuri Bilge Ceylan’ın 2002 yapımlı dram filmi Uzak, Altın Palmiye’den sonra festivalin ikinci önemli ödülü olan ‘Büyük Jüri Ödülü’nü (‘Grand Prix’) aldı. Filmde yalnız ve yabancılaşmış iki kuzeni oynayan filmin başrol oyuncuları Muzaffer Özdemir ve film tamamlandıktan hemen sonra bir trafik kazasında ölen Mehmet Emin Toprak da ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü paylaşarak Türk sinema tarihinin en parlak başarılarından birine imza attılar.

Ceylan’ın dördüncü uzun metrajlı filmi olan İklimler, 2006 Cannes Film Festivali’nin yarışma bölümüne kabul edildi. Ceylan’ın o güne kadar çektiği en büyük bütçeli eser olan film, dijital görüntü teknolojisiyle kotarıldı ve görüntü yönetmenliğini Ceylan’ın kendisinin üstlenmediği ilk filmi olma özelliğini kazandı. Filmin bir diğer önemli özelliği ise, Nuri Bilge Ceylan’ın bu kez kamera önüne de geçerek, eşi Ebru Ceylan’la başrolleri paylaşmış olmasıdır.

2008 Cannes Film Festivali’nde küçük zaafların büyük yalanları doğurmasıyla parçalanan bir ailenin, gerçeklerin üzerini örterek bir arada kalma çabasını anlatan Üç Maymun filmiyle “En İyi Yönetmen Ödülü”nü aldı. Ödülü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşmasında “Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme…” dedi. 64.Cannes Film Festivalinde Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle Büyük jüri ödülüne layık görüldü.

Nuri Bilge Ceylan’in “Kış Uykusu” isimli filmi 2014 yılında 67. Cannes Film Festivali’nde büyük ödül olan Altın Palmiye’ye layık görüldü. Böylece Yılmaz Güney’in Yol filminin ardından ikinci kez bir Türk filmi bu ödülü kazanmış oldu.

nuri bilge ceylan


 

8-Kemal Sunal

Ali Kemal Sunal (11 Kasım 1944, İstanbul; 3 Temmuz 2000, İstanbul), Türk tiyatrocu, komedi oyuncusu, sinema sanatçısı veyazar.

Türk sineması’nın büyük komedi oyuncusu ve sinema oyuncularından biri olarak kabul edilen Kemal Sunal, oynadığı rollerle Türk sinemasına yeni bir soluk getirdi. Çevirdiği filmlerde genellikle saf, şanslı, iyi yürekli karakterleri canlandırmıştır. Filmlerinin ilk gösterimlerinden yıllar sonra bile hala büyük bir ilgiyle izlenmesi olgusunu, yazmış olduğu bilimsel yüksek lisans tezinde sosyolojik olarak irdelemiştir. Sunal, oyunculuk kariyeri boyunca 82 filmde rol almıştır.[1][2][3] 1972 yapımı Tatlı Dillim filmi, oyunculuk kariyerinde ilk rol aldığı film, 1999 yapımı Propaganda ise rol aldığı son sinema filmidir. 3 Temmuz 2000 tarihinde, Necati karakterini canlandıracağı; Balalayka (film) isimli filmin çekimlerine gitmek üzere bindiği uçağın kalkışından önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir.

kemal sunal


 

9-Türkan Şoray

Türkân Şoray, (d. 28 Haziran 1945, İstanbul), Türk oyuncu, senarist ve yönetmen. Türk sinemasında “Sultan”[1] lakabıyla anılmaktadır. 1960’larda sinema ile tanışmış, ilk sinema ödülü 1964 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “Acı Hayat” filmiyle en başarılı kadın oyuncu ödülünü almıştır. Toplamda 222 filmde rol alan Şoray, dünyanın ‘en çok film çeviren’ kadın oyuncusudur. Şoray, 12 Mart 2010 tarihinde Unesco Türkiye iyi niyet elçisi seçilmiş ve “Sevgiyle yapılamayacak bir şey yoktur diye düşünüyorum. Gücü sevgiyle birleştirirsek, birçok sorunun üstesinden gelebiliriz”demiştir. Ayrıca Şoray’ın kendi adını taşıyan bir ilkokul vardır.

Sinema oyuncuları Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik’le birlikte, Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş dört önemli kadın oyuncudan biri kabul edilir. Bu dörtlü içerisinde, yönetmenlik yapan tek sinema oyuncusudur. Başrolünde kendisine eşlik eden Kadir İnanır ile oynadığı 1972 yapımlı Dönüş, 1976 yapımlı Bodrum Hakimi, 1973 yapımlı Azap’ın tek başına yönetmenliğini ve 1981 yapımlı Yılanı Öldürseler filminin Şerif Gören ile birlikte yapmıştır.

türkan şoray


 

10-Kadir İnanır

Fatsa doğumlu Kadir İnanır kalabalık ailesinin son çocuğudur. Fatsa’daki ilkokul ve ortaokul eğitimi sırasında sahne yeteneğini çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, yatılı olarak okuduğu İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi’nin düzenlediği “Sinema Artisti Yarışması”‘nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin “Fotoroman Artisti Yarışması”‘nda da birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz’ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkân Şoray’la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray’la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi.

Zamanla daha nitelikli filmlere yöneldi. Atıf Yılmaz’ın yönettiği Utanç (1972), Selvi Boylum, Al Yazmalım (1977) ve Bir Yudum Sevgi(1984), Ömer Kavur’un yönettiği Ah Güzel İstanbul (1981), Kırık Bir Aşk Hikayesi (1981) ve Amansız Yol (1985), Şerif Gören’in yönettiği Tomruk (1982), Sen Türkülerini Söyle (1986) ve Katırcılar (1987), Erdoğan Tokatlı’nın yönettiği Suçumuz İnsan Olmak(1986) ve 72. Koğuş (1987), Zeki Alasya’nın yönettiği Dikenli Yol (1986), Zafer Par’ın yönettiği Yedi Uyuyanlar (1988), Melih Gülgen’in yönettiği Tatar Ramazan (1990) ve Tatar Ramazan Sürgünde (1992) bu filmler arasındadır.

5. Altın Koza Film Festivali’nde başrolünü Filiz Akın’la paylaştığı Utanç (1973) adlı filmle En İyi Erkek Oyuncu seçilen Kadir İnanır, başrollerini Fatma Girik, Serpil Çakmaklı, Nur Sürer, Erdal Özyağcılar ile paylaştığı 1985 tarihli Yılanların Öcü adlı Şerif Gören filmiyle ise 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülününün sahibi oldu. Kadir İnanır, 1990’da Medcezir Manzaraları adlı film ile 3. Ankara Film Festivali’nde de En İyi Erkek Oyuncu dalında ödülün sahibi oldu.

Son dönem Türk sinemasında 2000 yapımı Komser Şekspir adlı Sinan Çetin filminde yeralan ünlü oyuncu, 24 yıl aradan sonra 2003 yılında Gönderilmemiş Mektuplar adlı filmde Türkân Şoray’la yeniden biraraya geldi. Uzun yıllar birbirine yakıştırılan ikili bu filmle de büyük ilgi topladı.

2005 yılında Memduh Ün ve Tunç Başaran’ın yönettiği, Fatma Girik ile birlikte başrollerini paylaştığı, Sinema Bir Mucizedir adlı yapımda oynadı.

Oynadığı filmlerin içeriği konusunda da etkili olan İnanır genellikle onurlu, özverili ve güçlü erkek tiplerini canlandırmıştır. Toplam 182 sinema filminde ve 7 televizyon dizisinde rol alan İnanır’ın en uzun soluklu dizisi Marziye adlı yapım oldu. 1995-1996 yılları arasındaKanal D’de yayınlanan Böyle Gitmez adlı bir haber programının sunuculuğunu yaptı.

kadir inanır


 

Oylamak ister misin ?
Türkiye’de ”Sinema” Denince Aklımıza Gelen 10 Kişi