Bize Ulaşın

1-Onur Ünlü

İyi bir sinema eğitimi almış birçok başarılı sinema filmine imza atmış,ödüller almış yönetmendir

2011-2013 yılları arasında ise Leyla ile Mecnun dizisinin genel yönetmenliğini üstlendi. Dizi birçok başarıya imza attı. Sosyal medyada fenomen haline dönüşen dizi 3. sezon sonunda yayından kaldırıldı. Bu diziye devam ederken 2012-2013 yıllarında iseŞubat dizisinin genel yönetmenliğini yaptı. Daha sonra Ben de Özledim adlı dizinin yönetmenliğini üstlenmiş, aynı zamanda bu dizide Onur Ünlü rolü ile kendisini canlandırmıştır.

2006 yılında ilk sinema deneyimi olan Polis adlı ilk sinema filminin yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendi.

‘Leyla The Band’ grubunda davulcudur.

onur ünlü


 

2-Nuri Bilge Ceylan

Nuri Bilge Ceylan Altın Palmiye ödüllü Türk yönetmen, senarist ve fotoğraf sanatçısıdır.

2008 Cannes Film Festivali’nde küçük zaafların büyük yalanları doğurmasıyla parçalanan bir ailenin, gerçeklerin üzerini örterek bir arada kalma çabasını anlatan Üç Maymun filmiyle “En İyi Yönetmen Ödülü”nü aldı. Ödülü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşmasında “Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme…” dedi.[1] 64.Cannes Film Festivalinde Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle Büyük jüri ödülüne layık görüldü.

Nuri Bilge Ceylan’in “Kış Uykusu” isimli filmi 2014 yılında 67. Cannes Film Festivali’nde büyük ödül olan Altın Palmiye’ye layık görüldü. Böylece Yılmaz Güney’in Yol filminin ardından ikinci kez bir Türk filmi bu ödülü kazanmış oldu.

nuri bilge ceylan


 

3-Zeki Demirkubuz

Zeki Demirkubuz, Türk film yönetmeni, senarist, yapımcı, oyuncudur.Ispartalıdır ve birkaç yıl hapishanede yatmıştır.

Sinemaya 1986 yılında Zeki Ökten’in asistanlığını yaparak başladı. İlk uzun filmi C Blok’u (1994) çekene kadar çeşitli yönetmenlerin asistanlığını yaptı. C Blok’tan sonra Demirkubuz, kendi senaryolarını yazan bağımsız bir yönetmen olarak çalışmaya devam etti. Uluslararası eleştirmenler ve izleyiciler, Demirkubuz’u Venedik Film Festivali’nde gösterilen ikinci filmi Masumiyet’le tanıdılar. Demirkubuz’un üçüncü filmi olan Üçüncü Sayfa, Türkiye’deki film festivallerinin yanı sıra Locarno ve Rotterdam Film Festivalleri de dahil olmak üzere Avrupa’da yapılan çok sayıda film festivalinde gösterildi. Bu dönemde Zeki Demirkubuz “Karanlık Üzerine Öyküler” adını verdiği üçlemesinin çalışmalarına başladı. Üçlemenin ilk iki filmi, Yazgı ve İtiraf, 2002 yılında Cannes Film Festivali’nin “Un Certain Regard” bölümünde gösterildi. Üçlemesini başrolünü de üstlendiği Bekleme Odası’yla (2003) tamamlayan Demirkubuz, daha sonra Masumiyet’in başlangıç öyküsünü anlatan Kader’i çekti. (2006). Demirkubuz’un son filmi, 2009 yılında gösterime girenKıskanmak’tır. ‘Kıskanmak’ filminin ardından, ‘Yeraltı’ (2012) adlı filmi çekmiştir.

Ayrıca, İşler Güçler dizisinin final bölümünde rol almıştır.

zeki demirkubuz


 

4-Ezel Akay

Ezel Akay, 2004 yılında başrollerini Haluk Bilginer, Özcan Deniz ve Demet Akbağ’ın paylaştıkları, Levent Kazak’ın senaryosunu yazdığı, “Neredesin Firuze” filmiyle de yönetmenliğini üstlendiği ilk uzun metrajlı sinema filmine imzasını attı.

En son olarak 2006 yılında vizyona giren, yine Levent Kazak’ın yazdığı, başrollerini Haluk Bilginer ve Beyazıt Öztürk’ün paylaştıkları “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?” filminin yönetmenliğini yaptı.

20 Kasım 2009 tarihinde vizyona girecek olan son filmi 7 Kocalı Hürmüz’in çekimlerini bitirdi.

Galip Derviş adlı dizide Hamdi “Fil Hamdi” Dönmez karakterini canlandırdı.

Ezel Akay halen, kurucu ortak sıfatıyla İFR A.Ş. bünyesinde yönetmenlik ve yapımcılık yaparak kariyerini sürdürmektedir.

ezel akay


 

5-Şerif Gören

Gören Deprem ve Köprü gibi filmler çekti. 1982 yılında senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı ve Gören’in yönettiği Yol filmi, aynı yıl düzenlenen Cannes film festivalinde en iyi film ödülünü aldı. Tarık Akan, Melike Demirağ, Halil Ergün gibi önemli oyuncularla çalıştığı bu film anlatımı ve konusuyla halen Türk sinemasının en önemli filmlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Gören Yol filminden sonra yeni çalışmalar yaptı. Sinema hayatının son döneminde Tomruk, Sen Türkülerini Söyle, Kurbağalar, Yılanların Öcü gibi önemli filmler çekti. 1993 yılında çektiği Amerikalı filminden sonra bir daha film çekmeyeceğini açıkladı. Neden olarak da bu filmin yeterince ilgi görmemesi olarak gösteren Gören, sinema dilinin toplumla uyuşmadığını belirtmiştir.

Amerikalı filminden sonra sinemadan uzak kalsa da son dönemlerde Serseri Aşıklar, Kırık Ayna ve Ah İstanbul adlı dizileri yönetti. Son olarak babasına ithaf ettiği İskeçe 1955 adlı kısa filmi çekti; filmin tamamlanmasından kısa bir süre önce babasının vefat etmesiyle bu filmi babasına izletemedi.

Şerif Gören’in yaşamı ve sineması, Ali Karadoğan’ın 2005 yılında Phoenix Yayınları’ndan çıkan Film Çeviriyorum Abi: Şerif Gören Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı adlı kitabında incelendi.

Bir dönem Antalya Film Festivali jüri başkanlığı yapan Gören, festivalin git gide film şirketleri egemenliğine girdiği ve özgünlüğünü yitirdiği gerekçesiyle 2007 yılında bu görevinden istifa etti.

şerif Gören


 

6-Yılmaz Güney

Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına firar etti. Yılmaz Güney’in hapisten kaçışı da filmlerini anımsatmıştır. Hapse girmeden önce çekmiş olduğu Şeytanın Oğlu filminde: bir günlük bayram izininde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikayesini anlatmıştır. Filmine benzer bir yaşantı tecrübe etmiştir. Bir günlük izin ile hapisten çıkan Güney, Antalya’nın Kaş ilçesinden Yunanistan’a bağlı Meis adasına, oradan da İsviçre’ye kaçmıştır. Daha sonra Fransa’ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir.[5]

Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol’un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali’nde ödül aldı[6]. Yurt dışına kaçtıktan sonra Fransa’da Duvar filmini çekti. Güney’in, 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı Duvar onun son filmi olmuştur.

yılmaz güney


 

7-Fatih Akın

Fatih Akın, başrollerinde Meltem Cumbul, Güven Kıraç, Sibel Kekilli ve Birol Ünel’in yer aldığı Duvara Karşı (Gegen Die Wand) isimli projesiyle Metin Erksan’ın Susuz Yaz’ından 40 yıl sonra Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan Türk yönetmen oldu.

2005 yılında Kebab Connection isimli bir filmin senaristliğini, diğer kişilerle beraber, üstlendi. Aynı yıl içerisinde Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul (İstanbul Hatırası) adlı, İstanbul’un barındırdığı değişik müzikleri ve müzik kültürleri üzerine bir belgeselin yönetmenliğini yapmıştır. Belgeselin anlatımını Almanya’nın ünlü endüstriyel rock gruplarından Einstürzende Neubauten’ın bas gitaristi Alexander Hacke yapmıştır.

2005 yılında Cannes Film Festivali’nde Salma Hayek,Javier Bardem ve Emir Kusturica ile birlikte jüride yer almıştır. “Yaşamın Kıyısında” filmi, Ekim 2007’de Türkiye’de gösterime girmiştir.

fatih akın


 

8-Ahmet Uluçay

Fatih Akın, başrollerinde Meltem Cumbul, Güven Kıraç, Sibel Kekilli ve Birol Ünel’in yer aldığı Duvara Karşı (Gegen Die Wand) isimli projesiyle Metin Erksan’ın Susuz Yaz’ından 40 yıl sonra Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan Türk yönetmen oldu.

2005 yılında Kebab Connection isimli bir filmin senaristliğini, diğer kişilerle beraber, üstlendi. Aynı yıl içerisinde Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul (İstanbul Hatırası) adlı, İstanbul’un barındırdığı değişik müzikleri ve müzik kültürleri üzerine bir belgeselin yönetmenliğini yapmıştır. Belgeselin anlatımını Almanya’nın ünlü endüstriyel rock gruplarından Einstürzende Neubauten’ın bas gitaristi Alexander Hacke yapmıştır.

2005 yılında Cannes Film Festivali’nde Salma Hayek,Javier Bardem ve Emir Kusturica ile birlikte jüride yer almıştır. “Yaşamın Kıyısında” filmi, Ekim 2007’de Türkiye’de gösterime girmiştir.

Ahmet Uluçay


 

9-Atıf Yılmaz

Mersin’de doğmuştur. Lise öğrenimini de yine bu şehirde tamamlamıştır. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ve güzel sanatlar akademisinde bir süre eğitim almıştır. 1951 yılında Kanlı Feryat filmi ile yönetmenliğe başlamadan önce iki kez yardımcı yönetmenlik, ve ayrıca filim eleştirmenliği ve senaryo yazarlığı da yapmıştır. Aktif olduğu dönem boyunca 110’dan fazla film yönetmiştir.2004 yılında yönettiği Eğreti Gelin filmi yönettiği son film olmuştur. 5 Mayıs 2006 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

Atıf Yılmaz


 

10-Ömer Lütfi Akad

1948 yılında Vurun Kahpeye ile başladığı yönetmenliğini halk masalları uyarlamalarıyla sürdürmüş, polisiye filmleriyle sinema dilini geliştirmiştir. Ayrıca belgeseller çekip, senaryo yazarlığı yapmıştır. Yazdığı Işıkla Karanlık Arasında adlı deneme biyografisi Türk sinemasının başlangıç ve gelişim kesitinin görülebildiği ilginç bir yapıttır.

omer lutfi akad


 

Filmlerini Farklı Kamera Açıları Deneyerek Çeken 10 Yönetmen