Bize Ulaşın

1-Flycam Helikopteri

Flycam helikopteri, gerçek helikopterin yere uyguladığı hava akımının, konu ve oyunculara olan etkisinin olmaması gerektiği noktalarda, Jimmy jib’in maksimum yüksekliği ile gerçek helikopterin minimum uçuş yüksekliği arasından alınması istenen görüntü ihtiyacına cevap vermektedir.

Flycam Helikopteri kurşunsuz benzin kullandığı için çevre dostudur ve dünyanın her yerinde yakıt sıkıntısı yaşamadan uçuşlarını icra edebilmektedir.

Pilotun sabit durduğu uçuşlarda uçuş mesafesi; çevre yapılara, ışık durumu, anlık nem oranı ve rüzgar şiddetine göre maksimum 350 metre yarıçaplı bir küre alan içinde tanımlanabilmektedir.
Pilotun, kamera operatörünün ve yer istasyonu stabil bir şekilde taşıyıcı bir araca bağlanması durumunda(Pick-up, tekne vs.) yaklaşık olarak 120 km/h hız ile takip sahnesi çekilebilmektedir.

helikopter sinema


2-Jimmy Jib

Jimmy Jib, kameranın monte edildiği terazi şeklindeki mekanik cihazdır.. Düzeneğin bir tarafına ağırlıklar, diğer kısmına ise kamera sabitlenmiştir. Bu düzenek vinç ile benzerlik taşımaktadır. Genellikle yere sabitlenen sistem bazı hallerde tekerlekler yardımıyla hareketli hale getirilebilir. Sistem, manuel ya da dijital olarak kumanda edilebilmektedir. Kullanım amacına göre yükselip alçalarak hızlı ve sarsıntısız biçimde hareket edebilir. Mini Jib ve Cine jib olarak adlandırılan türleri vardır.

kiralık jimmy jib


 

3-Steadicam

Steadicam, (Tiffen Firmasina ait bir marka adıdır. Bu nedenle i harfiyle yazilir) Kameramanın ağırlıklar ile dengelenmiş bir çeşit alet giysisi ile beraber kamerayı kullanarak çekim yapmasını sağlayan bir sistemin ticari adıdır. Bu şekilde aksiyon sahnelerinin daha iyi ve kolay görüntülenmesi sağlanmaktadır.

Sistemin yaratıcısı Amerikalı görüntü yönetmeni Garrett Brown’dur. İlk patent sahibi Cinema Products şirketi batınca isim haklarını Tiffen satın almıştır.

kiralik steadicam


4-Slider

Yatay, dikey ve farklı açılarda kullanabilme imkanı veren bir kamera ekipmanıdır.

Farklı yüzey şekillerine uyum sağlayabilen dayanıklı destek ayaklarları vardır.

Ayarlanabilir, esnek kilit mekanizması vardır.

kiralik slider


5-Şaryo

Şaryo, sinemada kullanılan bir aparat. Kameranın yatay düzlemde hareket etmesine yarar ve genellikle ray kullanılmaktadır. Bu sistem kameranın yatay düzlemde hareket etmesini sağlamasının yanı sıra sarsıntısız bir görüntü yakalamayı hedefler. Tekerlekleri birbirine 45 derecelik açıyla bakacak şekilde ayarlanmıştır ve tıpkı bir trenin raylarda hareket etmesi gibi işler.

Mikroskop kullanımında tabla üzerinde yer şaryoya tespit edilen preparat, dişli sistem yardımıyla yatay eksende öne veya arkaya, sağa ve sola hareket ettirilerek tabla üzerinde dolaştırılır.

Şaryo 150 kg civarlıkta bir ağırlıktadır.

Şaryo


6-Greenbox

Basit şekliyle aslında chroma key (kilit renk) denen bir çekim hilesi yönteminin en çok tercih edilen uygulamasıdır. İki farklı görüntüyü birbirinin üstüne oturtmaya yarar. Böylece imkansız, pahalı veya tehlikeli sahneleri kolayca çekme lüksünü kullanıcısına sunar.

Üç genel chroma key uygulaması vardır ve greenscreen ya da bluescreen (yeşil ekran ya da mavi ekran) bu uygulamalardan günümüzde en çok tercih edilenidir. Bu teknik için ihtiyaç duyacağınız stüdyoya da greenbox (yeşil kutu) denir.

Teknik genel olarak, görüntüde yok edeceğiniz ve yerine başka bir görüntü giydireceğiniz rengi, fon olarak seçme prensibine dayanır. İlk olarak Larry Butler tarafından 1940 yılında çekilmiş Bağdat Hırsızı (The Thief of Bagdad) filminde kullanılmış ve daha sonra bu tekniği geliştiren Petro Vlahos’a Oscar ödülü kazandırmıştır.

Günümüzde greenscreen teknolojisinin kullanılmadığı çok az film, reklam veya klip vardır. Post-prodüksiyon aşaması gün geçtikçe gelişen bu teknoloji, stüdyo yapısı ve ışıklandırma açısından belli standartlara sahiptir. Bu standartlara uyulmadığı sürece, greenscreen (yeşil ekran) teknolojisinden estetik ve görsellik açısından başarı beklemek oldukça iyimser bir yaklaşım olur.

Örneğin bir reklam filmi çekeceksiniz ve oyuncularınız film gereği eyfel kulesinden etrafa bakan bir grup insan olacak. Bu durumda önünüzde üç seçenek olur; ya tüm ekip ve ekipmanlarınızla beraber Paris’e gider, çekim için izin almaya uğraşır ve kulede çekim yaparsınız; ya projeden vazgeçer ve başka bir mesleğe yönelirsiniz; ya da greenscreen (yeşil ekran) teknolojisini kullanırsınız.

Böyle bir durumda greenbox kullanırsanız, hem maliyeti düşürmüş, hem çekimin tehlikelerini sıfıra indirmiş hem de zamandan tasarruf etmiş olursunuz. Oyuncularınızı stüdyoda çeker, post-prodüksiyon aşamasında istediğiniz fonu giydirir ve böylece filminiz Eyfel Kulesinde çekilmiş gibi bir izlenim yaratırsınız.

Yani kısacası greenbox yarattığı kendi estetik dışında hem prodüksiyon maliyetini düşürür, hem zamandan tasarruf ettirir hem de tehlikeli mekanlarda çekim yapmak yerine size stüdyo konforunu sunar. Çekimi imkansız kimi kurgular içinse zaten tek çare greenscreen (yeşil ekran) teknolojisidir.

kiralik greenbox


7-Glidecam

glidecam


 

8-


 

9-


 

10


 

 

 

 

 

 

Oylamak ister misin ?